Edebiyatımızın büyük ustası Yaşar Kemal aramızdan ayrılışının 5. yılında Sarıyer Belediyesi ve Yaşar Kemal Vakfı işbirliğiyle 27 Şubat’ta düzenlenen etkinliklerle anıldı.

Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde fuayesinde açılan

Yaşar Kemal Arşivi’ne armağan fotoğraflardan bir bölümünün sergilendiği “Yiğidin İyisi Sözünden Olur” fotoğraf sergisiyle başlayan anma programı; belgesel gösterimi, açılış konuşmaları ve panelle devam etti.

Ressam Ahmet Gümüştekin’in “Renklerle Yaşar Kemal Portresi” isimli belgeselinin gösteriminin ardından açılış konuşmasını yapan Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “Yaşar Kemal yaşadığı toprakların, içerisinde yetiştiği toplumun acılarını, mutluluklarını, hayallerini, tükenmişliklerini gözlemlediği ve yansıttığı için çağlar boyunca yaşayacaktır,” dedi. Genç konuşmasının sonunda Yaşar Kemal’in “Hanna’ya Şiirler” eserinden bir bölüm okudu.

Yaşar Kemal Vakfı Başkanı ve usta yazarın eşi Ayşe Semiha Baban Gökçeli ise, “Sarıyer Belediyesi ile gerçekten çok güzel işler yaptık. Artık bizim evimiz oldu. Bu merkezin adı da Yaşar Kemal Kültür Merkezi. Beş yıldır bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Bugün biraz daha farklı bir şey yapıyoruz. Umudu tazeleyenler diye bir edebiyat geleneğini iki kuşak sonrasına taşıyan arkadaşlar konuşacak. Bir anmadan daha çok ileriye dönük bir umut tazelemek olarak nitelendiriyoruz,” dedi.

Anma programına “Umudu Tazeleyenler Yaşar Kemal’i Anlatıyor” başlıklı panelle devam edildi. Panelin moderatörlüğünü üstlenen yazar Burhan Sönmez, konuşmacılarının hepsinin usta yazarla bir bağlantısı olduğunu belirterek, “Bu bağlardan biri sanırım belayı sevmeleri. Siz edebiyatı hapse de soksanız, kalemimi de kırsanız edebiyat her zaman özgürdür. Edebiyat hep sürecek. Yurtdışındaydım bir edebiyat semineri verecektim. Yaşar Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar ile alakalı bir sunum hazırladım. O sunumda yararlanmak için Londra da bir kitapevine gittim. İnce Memed’i alacaktım. Oradan biri bana dedi ki, ‘Çok güzel bir kitap mutlaka alın.’ Bu benim için büyük bir gurur. Biz okuduğumuz sürece, Yaşar Kemal hep aramızda kalacak” diye konuştu.  

Yazar Hande Çiğdemoğlu ise, “Yaşar Kemal adının geçtiği her organizasyon zaten içinde bir onur barındırıyor. Benim ne yazık ki tanışma imkânım olmadı. Ama edebiyat böyle kudretli. Hiç tanımadığınız birini bile çok sevip, kendinizi yakın görebiliyorsunuz. Yaşar Kemal hepimiz için böyle. O bizim hepimizin yolunu aydınlatan bir ışık. Onun edebiyata karşı ve hayata karşı duruşu hepimize örnek oldu. Bu anlamda Yaşar Kemal bizim için çok önemli bir öğretmen. Aklımızdaki soruları çok önceden cevaplayan bir öğretmen,” dedi.

Yaşar Kemal’in yaşamından bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan gazeteci – yazar Barış İnce ise, “ Yaşamından bağımsız bir Yaşar Kemal düşünemiyorum. Bu nedenle ben de hayatımda mücadeleyi seçtim. Bunu yaparken edebiyatın gücünü keşfettim. Yaşar Kemal’in anlattığı şeyler bu toplumda hâlâ var. Halkın derdiyle dertlenmeyen kişi bir süre sonra kopup gider. Yaşar Kemal, toplumu çok iyi özümsemiş bir kişidir. Aynı zamanda iyi bir röportajcıdır. Gazeteciliğin duvarlarını yıkarak röportaj yapar,” ifadelerini kullandı.

Yazar Yavuz Ekinci, edebiyata atılmasında Yaşar Kemal’in etkisini anlattığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Yaşar Kemal’i anlatmak benim boyumu aşar. Ben sadece size bazı hikâyelerimi anlatacağım. Okuduğum dünya klasiklerinin tümü bana aslında yabancıydı. Hikâyeler yazdığımdaysa yine onlardan esinlendiğini fark ettim. Bir gün Yaşar Kemal’in İnce Memed’ini okudum ve okurken de bir aydınlanma yaşadım. Edebiyatta keskin bir dönüşüm oldu. O benim kendi hikâyelerimi yazmama vesile oldu.”

Son olarak söz alan Yazar Ayşegül Tözeren ise, “Yaşar Kemal, Anadolu toprağını çok farklı anlatır.  İleriyi gören bir yazar, o birçok yazısında köy enstitülerinin kapanmasının yozlaşmaya, eğitimsizliğe yol açacağını söylüyor, vurguluyor. Hep köy romanı akla gelir onunla birlikte ama teknolojiyle de iletişim halindedir hep. Teknoloji ve bilim tüm yabancılaşmalardan kurtarıp bizi özümüze döndürecektir der. O dönemde konuşulmayan konuları hep dile getirdi. 60’lardaki yazıları ise doğa mücadelesini gündeme getiriyor,” diye konuştu. Panelin sonunda Sarıyer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne alarak bir gösteri yaptı.